Edebiyatımızda ilk Çeviri Roman Hangisidir ?

0
6602
Tercüme-i Telemak edebiyat tarihimizin ilk çeviri romanıdır.
Edebiyat tarihimizde batı edebiyatından Türkçe'ye ilk çeviri roman Tercüme-i Telemak adlı eserdir.

Türk edebiyatında roman türünün ilk örnekleri, Tanzimat döneminden önce görülmeye başlanmıştır. Bu ilk örnekler; hem çeviri, hem adapte hem de özgün nitelikler taşımaktadır. Aslına bakılırsa ilk çeviri roman örnekleri, Ermenice harfler ile Türkçe olarak yazılmış olan çeviri eserlerdir. Osmanlıca harflerle Türkçeye yapılan ilk çeviri eser ise Tercüme-i Telemak’tır. Edebiyatımızda ilk çeviri roman olması bakımından önemli bu eser, Yusuf Kamil Paşa tarafından Fenelon’un yazdığı Les Aventures de Telemaque (Telemak’ın Maceraları) adlı kitaptan çevrilmiştir.

Yusuf Kamil Paşa’nın 1862’de çevirmiş olduğu Tercüme-i Telemak adlı kitap, öğretici bir amaç taşımaktadır. Ancak edebiyatımızdaki ilk çeviri eserlerden biri olan Münif Paşa’nın Muhaverat-ı Hikemiye’si incelendiğinde, Telemak’ın edebi niteliği ile ön plana çıktığı görülmektedir. Yine Yusuf Kamil, bu eseri roman türüne bir örnek vermek amacı ile yazmamıştır. Buna rağmen edebiyatımızdaki ilk tercüme roman olarak nitelendirilmesinin nedeni ise, Türk edebiyatının roman anlayışının henüz başında olması gösterilebilir. Peki, Yusuf Kamil Paşa kimdir? Fransız yazar Fenelon’dan çevirdiği Tercüme-i Telemak’ın konusu nedir?

Yusuf Kamil Paşa Kimdir?

Türk edebiyatındaki ilk roman çevirisini yapan Yusuf Kamil Paşa, Osmanlı döneminde sadrazamlık yapmış önemli bir devlet adamıdır. Küçük yaşlarda babasını yitiren ve bu nedenle amcası Gümrükçü Osman Paşa’nın yanında büyüyen Yusuf Kamil, İstanbul’da iyi bir eğitim almıştır. 1883 yılında Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’nın güvenini kazanmış ve Mısır Hazine Kâtipliğine daha sonra ise Mehmet Ali Paşa’nın maiyet kâtipliğine getirilmiştir.

Yusuf Kamil Paşa, kısa süre sonra kaymakam rütbesi ile askerliğe yükselmiş ve mirliva olmuştur. Mehmet Ali Paşa’nın kızı Zeynep Hanım ile akrabalarının istememesine rağmen evlenmiştir. Kamil Paşa, Mustafa Reşid Paşa’nın da desteği ile önemli görevlere getirilmiştir. 1862 yılında Sadrazamlığa getirilse de, altı ay sonra azledilerek Adliye Nazırlığı ve Şurayı Devlet Başkanlığı görevine alınmıştır. En son Divanı Ahkam-ı Adliye Nazırlığı görevi yaparken hastalanmış ve 1875 senesinde görevini bırakmıştır.

Edebiyatımızda ilk çeviri roman olarak bilinen Tercüme-i Telemak’ın sahibi Yusuf Kamil Paşa, her zaman edebiyat ile iç içe olmuş, şiirler ve nesirler kaleme almıştır. Ancak siyasi ve özel yazıları ile şiirleri 1864 yılında çıkan bir yangın sırasında yanmıştır. Yetmiş yaşındayken hayatını kaybeden yazar, Zeynep Kamil Hastanesi’nin bahçesinde yer alan türbede toprağa verilmiştir.

Edebiyatımızda İlk Çeviri Roman “Tercüme-i Telemak”ın Konusu Nedir?

İlk çeviri roman olma özelliğini taşıyan Telemak ya da orijinal ismi ile Les aventures de Télémaque, Homeros’un Odysseia Destanı eserindeki boşlukları doldurur nitelikte bir eserdir.  Odysseus’un oğlu Telemachus’un öğretmeni ile yaptığı yolculuğu anlatan eserde sonradan öğretmenin aslında Bilgelik Tanrıçası Minerva (Yunan mitolojisine göre Athena) olduğu ortaya çıkmaktadır. Bunların yanı sıra edebiyatımızda ilk çeviri roman olarak bilinen eserin konusu ise kısaca şöyledir:

Telemakhos, henüz yetişkin bir adam olmamasına rağmen Truva Savaşı’ndan dönmeyen babası Odysseus’u aramak için yollara düşer. Telemakhos’un çıktığı bu serüvende ona ilham ve barış tanrıçası Athena (Minerva) eşlik eder. Ancak Athena kimliğini gizler ve Mentor adlı filozofun kılığına girerek yol boyunca öğütler vererek Telemakhos’a yol gösterir. Fakat Telemakhos, uzun yıllar yaptığı yolculuklar sonucunda babasının izini bulamaz ve umudunu yitirmiş bir halde İthaka’ya döner. Odysseus ise oğlundan önce İthaka’ya dönmüş, dilenci kılığında kimliğini gizleyerek yaşamını sürdürmektedir. Telemakhos’un şehre geri dönmesinden sonra çok geçmeden baba oğul kavuşur ve Telemakhos babasına yönetimi yeniden ele alabilmesi adına yardım eder.

Edebiyatımızda ilk çeviri roman Tercüme-i Telemak’ın konusu kısaca yukarıda anlatıldığı gibidir. Yusuf Kamil Paşa, romanda anlatılanların her ne kadar hikaye niteliği taşısa da; ahlaki siyaset ve terbiye anlamında pek çok ibret içermesi bakımından önemli olduğunu da vurgulamıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here